EUIPO v Nowhere (APE TEES) kararında Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), Brexit’in Avrupa Birliği marka itiraz sistemine etkisini kökten şekillendiren bir içtihat ortaya koydu.

Mahkeme, uzun süredir tartışılan şu soruya açık yanıt verdi:

Bir itiraza dayanak önceki hak, yalnızca başvuru tarihinde değil, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) karar verdiği anda da mevcut olmalıdır.

Bu yaklaşım, özellikle Birleşik Krallık kaynaklı haklara dayanan itirazlar bakımından doğrudan ve geniş etkiler doğuruyor.

Uyuşmazlığın Arka Planı

Uyuşmazlık, 2015 yılında yapılan bir AB marka başvurusuna karşı yürütülen itiraz sürecinden kaynaklanmaktadır.

  • Başvuru sahibi: Mr. Junguo Ye
  • İtiraz eden: Nowhere Co. Ltd
  • Dayanak: Birleşik Krallık’ta ticarette kullanılan tescilsiz figüratif markalar (Madde 8(4) Avrupa Birliği Ticari Marka Tüzüğü (EUTMR))

İtiraz sürecinde:

  • EUIPO itirazı reddetti
  • Temyiz süreci devam ederken Brexit gerçekleşti
  • 31 Aralık 2020 itibarıyla geçiş süresi sona erdi

EUIPO Temyiz Kurulu, bu gelişme üzerine:

Birleşik Krallık kaynaklı hakların artık itiraz dayanağı olamayacağı gerekçesiyle itirazı kesin olarak reddetti.

Genel Mahkeme ve Başsavcı: Başvuru Tarihi Yaklaşımı

Nowhere v EUIPO kararında Genel Mahkeme, EUIPO’nun yaklaşımını reddetti ve şu sonuca vardı:

İtirazın dayanağı olan önceki haklar, yalnızca başvuru tarihi itibarıyla değerlendirilmelidir.

Bu yaklaşım, Başsavcı Tamara Ćapeta tarafından da desteklendi.

Başsavcı’nın temel argümanları:

  • Başvuru tarihinde mevcut olan bir çatışma, sonradan ortadan kalksa dahi dikkate alınmalıdır
  • Aksi yaklaşım, usuli adalet ve öngörülebilirlik ilkelerini zedeler
  • Tarafların süreci uzatarak hak kaybı yaratmasının önü açılabilir

ABAD’ın Yaklaşımı: Karar Tarihi Esası

ABAD, Genel Mahkeme ve Başsavcı görüşünden ayrılarak daha katı bir yaklaşım benimsedi.

1. Önceki hakların devamı şart

Mahkeme’ye göre:

  • Önceki haklar başvuru tarihinde mevcut olmalıdır
  • Ancak bununla yetinilmemelidir
  • Aynı haklar karar tarihinde de geçerli olmalıdır

Aksi halde:

→ İtirazın kabul edilmesi mümkün değildir

2. Brexit sonrası Birleşik Krallık haklarının statüsü

Mahkeme, Brexit’in doğrudan etkisini açık şekilde ortaya koydu:

  • 1 Ocak 2021 itibarıyla Birleşik Krallık artık “üye devlet” değildir
  • Birleşik Krallık hukukuna dayalı haklar, EUTMR kapsamında Madde 8(4) anlamında önceki hak olarak kabul edilemez

3. Çatışma ihtimali ortadan kalkar

ABAD’a göre itiraz sisteminin amacı:

Geçerli ve birlikte var olabilecek haklar arasındaki çatışmayı önlemektir

Ancak:

  • AB markası Brexit sonrası Birleşik Krallık’ta hüküm doğurmaz
  • Birleşik Krallık markaları da AB’de etkili değildir

Bu nedenle:

→ Artık korunması gereken bir “potansiyel çatışma” yoktur

4. Ülkesellik (Territoriality) ilkesi vurgusu

Mahkeme, kararını güçlü şekilde şu ilkeye dayandırdı:

Marka hakları coğrafi olarak sınırlıdır

Sonuç:

  • Birleşik Krallık hakları → sadece Birleşik Krallık’ta
  • AB markası → sadece AB’de

Bu iki sistem arasında Brexit sonrası doğrudan çatışma mümkün değildir.

Kararın Pratik Sonuçları

1. Birleşik Krallık haklarına dayalı AB itirazları fiilen sona ermiştir

Brexit sonrası:

→ Birleşik Krallık merkezli haklar tek başına yeterli değildir

Sonuç

ABAD’ın EUIPO v Nowhere kararı, Brexit sonrası marka hukukunun temel parametrelerini netleştirmektedir:

AB marka itirazları, yalnızca başvuru tarihine değil, karar tarihindeki hukuki gerçekliğe dayanır

Bu yaklaşım:

  • hukuki sistemi sadeleştirmekte
  • ancak hak sahipleri için yeni riskler getirmektedir.