Yapay Zeka ve İnsan

ABD Patent Ofisi'nden Yapay Zeka Destekli Buluşlara Yönelik Kılavuz

AI

12 Şubat 2024 tarihinde ABD Patent ve Marka Ofisi (USPTO), yapay zeka (YZ) yardımıyla oluşturulan buluşların buluş sahipliğine ilişkin ayrıntılı bir kılavuz yayınladı.  Kılavuz, üretken YZ de dahil olmak üzere YZ'nin belirli bir buluşun tasarlanmasında ve/veya uygulamaya alınmasında rol oynadığı durumlarda ABD patentlerinde ve patent başvurularında buluş sahipliğinin nasıl belirlenmesi gerektiğine odaklanıyor. 27 sayfalık belge, Patent Ofisi'nin YZ'nin geleneksel buluş sahipliği ve yaratıcılık kavramlarına getirdiği zorlukların üstesinden gelme çabasını gösteriyor.

USPTO'nun kılavuzunun merkezinde, YZ sistemlerinin, buluşların ortaya çıkmasını kolaylaştırmada veya katkıda bulunmada bir role sahip olsalar bile, patent başvurularında buluş sahibi olarak adlandırılamayacakları ilkesi yer alıyor.  Bunun yerine, Thaler v. Vidal (43 F.4th 1207 (Fed. Cir. 2022)) davası ile uyumlu olarak, yalnızca gerçek kişiler -insanlar- ABD yasalarına göre buluş yapma yeteneğine sahip oluyorlar.  Thaler davası, "YZ sisteminin katkıları buluşun oluşturulmasında etkili olsa bile, YZ sisteminin katkısının buluş sahipliği olmadığını" açıkça ortaya koymuştu.

Buna göre, kılavuz, ABD patentlerinde ve patent başvurularında adı geçen buluş sahiplerinin yanı sıra ortak buluş sahiplerinin de gerçek kişiler olması gerektiğini kesin bir şekilde belirtiyor.  Özellikle, kılavuzda "Thaler” davasındaki 'birey'in gerçek bir kişi anlamına gelmesi gerektiği yönündeki hükme dayanarak, 'ortak buluşçu' veya 'ortak buluşçu'nun da gerçek bir kişi olması gerektiği açıktır" deniliyor.  Ayrıca, Başvuru dosyasında, buluş sahibinin yemin veya beyanında ya da buluş sahibi veya ortak buluş sahibi olarak ikame bir beyanda bir makineyi (örneğin bir YZ) buluş sahibi olarak gösteren patent başvuruları uygunsuz buluş sahipliği olarak kabul edilecek.

Kılavuz, YZ sistemlerinin, bir insan tarafından gerçekleştirilmesi halinde mevcut ABD patent yasası kapsamında buluş sahipliği oluşturabilecek eylemleri gerçekleştirebileceğini kabul etmesi bakımından dikkat çekiyor.  Ayrıca, bir YZ'nin buluş sahibi olarak kabul edilebileceği senaryoda, YZ'nin bir buluş sahibi veya ortak buluş sahibi olarak gösterilememesi, buluşu doğal olarak patentlenemez hale getirmiyor.

Bir insanın YZ destekli bir buluşa katkısının ne zaman buluş sahibi olmayı gerektirecek kadar önemli olduğunun belirlenmesine yardımcı olmak için ayrıntılı örneklere yer veriliyor. Kılavuz, bu örnekler için Pannu v. Iolab Corp. (155 F.3d 1344 (Fed. Cir. 1998)) davasındaki faktörleri gösteriyor.

(1) buluşun tasarlanmasına önemli bir şekilde katkıda bulunmalıdır;

(2) bu katkı tüm buluşun çapına göre ölçüldüğünde nitelik olarak önemsiz olmayan bir katkı olmalıdır.

Kılavuz aynı zamanda ABD patent sisteminin kamu politikasına da değiniyor.  Özellikle, inovasyon sürecinde insan katkısının öneminin altını çiziyor, "patent sistemi insan yaratıcılığını teşvik etmek için tasarlanmıştır" deniyor, Anayasa'nın Fikri Mülkiyet Maddesi'ne ve 1952 Patent Yasası'nın yasama geçmişine atıfta bulunuyor ("Patent almaya uygun buluşlar 'güneş altında insan tarafından yapılan her şeyi içerir.") (Graham v. John Deere Co., 383 U.S. 1, 9 (1966)).

USPTO, YZ destekli buluş sahipliğinin belirlenmesinde bazı "yol gösterici ilkeler” belirliyor:

(1) Gerçek bir kişinin YZ destekli bir buluş yaratırken bir YZ sistemi kullanması, kişinin bir mucit olarak katkılarını ortadan kaldırmaz.  Aksine, gerçek kişi YZ destekli buluşa önemli ölçüde katkıda bulunursa, gerçek kişi buluş sahibi veya ortak buluş sahibi olarak kaydedilebilir;

(2) Sadece bir problemin farkına varmak veya takip edilecek genel bir hedefe veya araştırma planına sahip olmak, kavrama seviyesine yükselmez.  Bir YZ sistemine yalnızca bir sorun sunan gerçek bir kişi, YZ sisteminin çıktısından tanımlanan bir buluşun uygun bir buluş sahibi veya ortak buluş sahibi olmayabilir.  Bununla birlikte, kişinin YZ sisteminden belirli bir çözümü ortaya çıkarmak için belirli bir problemi göz önünde bulundurarak istemi oluşturma şekli ile önemli bir katkı gösterilebilir;

(3) Bir buluşun uygulamaya indirgenmesi tek başına buluşçuluk seviyesine çıkan önemli bir katkı sayılmaz.  Bu nedenle, bir YZ sisteminin çıktısını sadece bir buluş olarak tanıyan ve değerlendiren bir gerçek kişi, özellikle de çıktının özellikleri ve faydası sıradan beceriye sahip olanlar için açık olduğunda, mutlaka bir buluş sahibi değildir.  Bununla birlikte, bir YZ sisteminin çıktısını alan ve bir buluş yaratmak için çıktıya önemli bir katkıda bulunan bir kişi gerçek bir buluş sahibi olabilir.  Alternatif olarak, belirli durumlarda, YZ sisteminin çıktısını kullanarak başarılı bir deney yapan bir kişi, buluş pratiğe dökülene kadar kavram oluşturamasa bile, kişinin buluşa önemli bir katkı sağladığını gösterebilir;

(4) İstenen buluşun türetildiği temel bir yapı taşını geliştiren bir gerçek kişi, istenen buluşun ortaya çıkmasına yol açan her faaliyette hazır bulunmasa veya katılımcı olmasa bile, istenen buluşun ortaya çıkmasına önemli bir katkı sağlamış olarak kabul edilebilir.  Bazı durumlarda, belirli bir çözümü ortaya çıkarmak için belirli bir sorun ışığında bir YZ sistemini tasarlayan, inşa eden veya eğiten gerçek kişi(ler), YZ sisteminin tasarlanması, inşa edilmesi veya eğitilmesinin YZ sistemi ile oluşturulan buluşa önemli bir katkı olduğu durumlarda bir buluş sahibi olabilir; ve

(5) Bir YZ sistemi üzerinde "entelektüel hakimiyet" sahibi olmak bir kişiyi tek başına YZ sistemi kullanılarak yaratılan herhangi bir buluşun mucidi haline getirmez.  Bu nedenle, bir kişinin, buluşun oluşturulmasına önemli bir katkı sağlamadan, bir buluşun oluşturulmasında kullanılan bir YZ sistemine sahip olması veya onu kontrol etmesi, o kişiyi buluş sahibi yapmaz.

Kılavuz, faydalı patentler, bitki patentleri, tasarım patentleri ve ilgili başvurularını kapsıyor.